Türkiye’de Toplam Doğurganlık Düşüşünün Anatomisi

2013–2024 Dönemi Üzerine Bir Ayrıştırma Analizi

Horiuchi-Wilmoth-Pletcher sürekli değişim yöntemiyle Türkiye’nin TDH kaybının evlilik ve parite geçiş bileşenlerine ayrıştırılması.
Yazar

Mehmet Emin Sezgin

Not

Bu sayfa, çalışmanın özetlenmiş web versiyonudur. Tam metin — tüm tablolar, kuşak verisi ve metodolojik tartışma dahil — PDF olarak aşağıdan indirilebilir.

Özet

Bu çalışma, Türkiye’nin Toplam Doğurganlık Hızı (TDH) serisini Horiuchi, Wilmoth ve Pletcher’ın (2008) sürekli değişim modeliyle TÜİK idari verisi üzerinden analiz eden ilk çalışmadır. 2013–2024 döneminde TDH 2,110’dan 1,484’e gerilemiş, toplam kayıp (−0,626 puan) iki ana bileşene ayrıştırılmıştır:

  • Evlilik etkisi: −0,218 puan (%34,8)
  • Parite geçiş etkisi: −0,408 puan (%65,2)

Parite etkisinin içinde, 1→2 çocuk geçişi (PPR₁) tek başına −0,354 puan (%56,6) ile en belirleyici kaldıraç olarak öne çıkmaktadır. Karşı-olgusal analiz, parite davranışı 2013 düzeyinde sabit kalsaydı TDH’nin bugün yaklaşık 1,84 düzeyinde seyredeceğini göstermektedir.

Neden Bu Ayrıştırma Önemli

Doğurganlık düşüşünü politika açısından anlamlı yorumlamak, toplam değişimi değil onun bileşenlerini bilmeyi gerektirir: kaybın ne kadarı evlilik örüntüsünden, ne kadarı parite kararlarından kaynaklanıyor, ve parite içinde hangi geçiş belirleyici? Bu ayrıştırma yapılmadan tasarlanan politika, karanlıkta hedef arayan bir müdahaleye dönüşür.

Türkiye için bu tür kapsamlı bir ayrıştırma, Torun Alaca’nın (2022) 1993–2013 dönemini kapsayan çalışmasından sonra ilk defa güncellenmektedir.

Yöntem: HWP Sürekli Değişim Modeli

Horiuchi-Wilmoth-Pletcher (HWP) yöntemi, iki zaman noktası arasındaki bir demografik göstergenin (burada TDH) toplam değişimini, belirlenen bileşenlerin (kovaryatların) katkılarına ayrıştırır — nedensellik iddiası taşımadan. Klasik ayrıştırma yöntemlerinden (Kitagawa, Das Gupta) farkı, değişimi ayrık adımlarla değil sürekli bir patika üzerinde integral alarak hesaplamasıdır. Bu, yol-bağımsız ve artığı sıfıra yakın sonuçlar üretir.

Çalışmada TDH şu yapıda modellenmiştir:

\[TDH = k \times M \times PC\]

  • M: yaş gruplarına göre ağırlıklandırılmış evlilik etkisi
  • PC: kümülatif parite geçiş terimi (PPR₁ × PPR₂ × PPR₃ × PPR₄₊’nin birikimli çarpımı)

Kalibrasyon katsayısı k=1,728 olarak hesaplanmış, model tutarlılığı 2013 ve 2024 kesitleri arasında %1,0 sapmayla doğrulanmıştır. Veriler dört kaynaktan derlenmiştir: TÜİK Doğum İstatistikleri (2001–2024), TÜİK Medeni Duruma Göre Nüfus serisi (2008–2025), TNSA 2018 ham mikro verisi (13.367 doğum kaydı, bağımsız doğrulama için) ve Torun Alaca’nın (2022) tarihsel karşılaştırma bulguları.

Ana Bulgu: Kovaryat Ayrıştırması

TDH’nin 2013’teki 2,110 düzeyinden 2024’teki 1,484’e nasıl indiğini, her bileşenin payı kadar adım adım gösteren şelale grafiği:

Kovaryat TDH Katkısı Pay
Evlilik etkisi (toplam) −0,218 %34,8
↳ 20–24 yaş −0,077 %12,3
↳ 25–29 yaş −0,066 %10,5
↳ diğer yaş grupları −0,075 %12,0
Parite geçiş etkisi (toplam) −0,408 %65,2
1→2 geçiş (PPR₁) −0,354 %56,6
↳ 2→3 geçiş (PPR₂) −0,006 %1,0
↳ 3→4 geçiş (PPR₃) −0,021 %3,4
↳ 4+ geçiş −0,027 %4,2
TOPLAM TDH KAYBI −0,626 %100

Bu tablonun doğru okunuşu önemli: “1→2 geçiş baskın” bulgusu, “insanlar birinci çocuktan vazgeçiyor” anlamına gelmez. TÜİK verisi evli çiftlerin büyük çoğunluğunun birinci çocuğu yapmaya devam ettiğini göstermektedir. Doğru okuma şudur: birinci çocuğu olan ailelerin ikincisinden vazgeçme eğilimi, 2013–2024 döneminin baskın demografik dinamiğidir.

Karşı-Olgusal Analiz: “Ne Olurdu?”

HWP yönteminin toplanabilirlik özelliği, bileşenlerin katkısını ayrı ayrı izole ederek “eğer X değişmeseydi TDH ne olurdu” sorusuna yanıt vermeye imkân tanır:

Senaryo Tahmini TDH Baz Farkı
Gözlemlenen durum (2024) 1,484
Evlilik oranları 2013’te kalsaydı 1,632 +0,148
Parite davranışı 2013’te kalsaydı 1,839 +0,355
Her ikisi de 2013’te kalsaydı 2,110 +0,626

Evlilik etkisinin yalıtılmış katkısı (+0,148) ile parite davranışının yalıtılmış katkısı (+0,355) arasındaki bu derin asimetri, politika önceliklendirmesinin sayısal zeminini oluşturmaktadır: parite davranışındaki değişim, evlilik örüntüsündeki değişimden iki kattan fazla etkili.

Tarihsel Süreklilik: 1993’ten Bugüne Parite Tıkanmasının Evrimi

Torun Alaca’nın (2022) 1993–2013 dönemi bulgularıyla bu çalışmanın 2013–2024 bulguları birlikte okunduğunda, Türkiye’nin doğurganlık geçişinin hangi evreden hangi evreye geçtiği görülür:

Dönem Baskın Parite Etkisi 1→2 Geçişinin Payı
1993–2003 3→4 ve 4+ geçişleri (%71,0) %4,8 (ihmal edilebilir)
2003–2013 3→4 ve 4+ geçişleri (%68,2) %16,1 (belirginleşmeye başlıyor)
2013–2024 1→2 geçişi baskın %56,6 (kritik kaldıraç)

Bu tablo, üçüncü/dördüncü çocuğa yönelik teşviklerin (örn. güncel nakdi destek yapısı) yirmi yıl önce isabetli bir önceliklendirme olduğunu, ancak demografik dinamiğin o zamandan bugüne köklü biçimde değiştiğini göstermektedir. Bugünün kritik eşiği farklı bir yerde: birinci çocuktan ikinciye geçiş.

2025–2030 Projeksiyon Senaryoları

HWP ayrıştırmasından türetilen eğilimler, 2025 başlangıç noktasından (TDH=1,40) beş yıl ileri uzatılarak dört senaryo simüle edilmiştir:

Senaryo İçerik 2030 TDH Lowest-Low (1,30) Eşiği
S0 — Müdahalesiz Statüko devam 1,142 2027’de aşılıyor
S1 — Yavaşlama Eğilim yarıya iner 1,259 2029’da aşılıyor
S2 — Bakım + istihdam Kreş + çalışan anne güvencesi 1,476 Aşılmıyor
S3 — Kapsamlı paket S2 + okul kalitesi + nakdi destek 1,613 Aşılmıyor
S4 — Kırılma Mevcut hız ×1,3 ivmelenir 1,075 2027’de aşılıyor

S3 senaryosu, PPR₁’de yıllık ortalama +0,035 iyileşme varsayımına dayanmaktadır — kreş ve istihdam güvencesinden +0,020, okul kalitesi reformundan +0,015. Bu, S0’a kıyasla 2030’da +0,471 puanlık net TDH kazanımı anlamına gelir. Önemle belirtilmelidir ki bu senaryo parametreleri literatürden türetilen simülasyon değerleridir, nedensel kesinlik taşımaz.

Sınırlılıklar

Çalışmanın iki temel sınırlılığı vardır. Birincisi, model yapısının basitleştirilmişliği: TDH fonksiyonu M × parite zinciri şeklinde kurulduğu için yaş-parite çapraz etkisi büyük ölçüde dışarıda kalmaktadır (TNSA 2018 verisiyle hesaplanan yaş × parite matrisi, PPR₁’in yaş grubuna göre 0,219 ile 0,913 arasında değiştiğini göstermektedir — bu sınırlılığın büyüklüğü böylece sayısallaştırılmıştır). İkincisi, kovaryat bağımsızlığı varsayımı: evlilik ertelemesi ile parite kararı arasındaki gerçek korelasyon, bulguların tam nedensel yorumunu sınırlamaktadır. Her iki sınırlılık da analizin geçerliliğini ortadan kaldırmamakta, gelecek araştırma gündemini tanımlamaktadır — özellikle TNSA 2025 mikro verisi ve SGK idari kayıtları erişilebilir olduğunda.

Kaynakça (Seçili)

Horiuchi, S., Wilmoth, J. R. ve Pletcher, S. D. (2008). A decomposition method based on a model of continuous change. Demography, 45(4), 787–801.

Kohler, H.-P., Billari, F. C. ve Ortega, J. A. (2002). The emergence of lowest-low fertility in Europe. Population and Development Review, 28(4), 641–680.

Torun Alaca, D. (2022). Essays on the components of demographic change in Turkey: An application of decomposition methods. Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü.

TÜİK (2024). Doğum İstatistikleri Veri Tabanı; Medeni Duruma Göre Nüfus İstatistikleri.


📄 Tam metni indir (PDF) — tüm tablolar, 2008–2025 evlilik etkisi serisi, kuşak temelli PPR doğrulaması, yaş × parite matrisi, konut fiyatı ve hanehalkı bütçe kanalı analizleri, tempo düzeltmesi (Ek-A), barınma baskısı aktarım kanalı (Ek-B) ve senaryo varsayımları literatürü (Ek-C) dahil.