Kamu politikası, bürokrasi, kurumlar ve düşünme biçimleri üzerine denemeler.
Yazı dizisinin kapanışı: düşünce dünyasının arka planında yer alan, kitaplardan değil evde görülen bir hayat tarzından devşirilen karakter mayası üzerine.
Akademi ile bürokrasinin birbirinden neredeyse hiç faydalanamamasının arkasındaki yapısal mekanizma: beklenti, pozisyon ve başarısızlığın görünür olmasından duyulan korku.
Bürokrasinin PowerPoint diliyle ürettiği temsillerin, sınırlı rasyonellik ve ölçüm yanılsaması üzerinden gerçekliğin kendisinin yerine geçmesi üzerine.
Türkiye’de kamunun temel sorunu nitelikli personel eksikliği değil, niteliksiz personel fazlalığıdır. Weber’in bürokrasi ideali, Akerlof’un ters seçimi, Paul Graham’ın marjinalin gücü ve Fukuyama’nın kurumsal çürüme kavramı üzerinden bir okuma.
Thomas Sowell’in ‘satranç taşı yanılgısı’ üzerinden, politika tasarımının insanları tepkisiz nesneler gibi gördüğünde neden başarısız olduğuna dair bir değerlendirme.
Alan uzmanlığı ile metot uzmanlığı arasındaki fark üzerine; Heinlein, Taleb ve Feynman’dan ilhamla, politika analizinde neden yöntemde derinleşmenin omurga, alan bilgisinin ise vitrin olduğuna dair bir düşünce.
Sosyal adalet tartışmalarının ıskaladığı asıl mesele: orta sınıfın erimesi, ön-dağıtım ile son-dağıtım arasındaki kayıp ve zenginlerin sınırsız taleplerinin kurumsallaşması.